Yusuf Dursun

Fikir akademisi; fikirlerin saf dışı bırakılmaya çalışıldığı bir zamanda, gençlere yeniden bu melekeyi kazandırmak ve bizlere sorumluluklarımızı hatırlatıp ümmetin fikir cephesinin boş kalmamasını sağlamak için kurulmuş, zamanını ve mekânını aşan bir programdır.

Benim nazarımda bu çalışma toprağa atılan bir tomurcuktur. Eminim ki bu tomurcuk zamanla boy verip yeşerecek ve gelecek zamanın fikir mücadelesinde müşahhas yerini alacaktır.

Muhammed EMİRDAĞ

Fikir Akademisi programını duyduğumda daha önce fikir alanında derinlemesine bir çalışma yapan bir kurum olmadığını fark ettim. Bu şekilde çeken bu akademiye başvurdum. Sözlü mülakat ve yazılı sınavın olması bu işin ne kadar ciddi olduğu ve buraya gelenlerden de yaz sonu hasadının beklenildiğini gördüm. Yani Fikir Akademisine gelen bir öğrenci sadece genel kültür olsun diye bu programa gelemezdi.

Dersler, konusunda uzman hocalarımız tarafından anlatılıyor, derste dinlediklerimizi atölyede pratiğe döküyorduk. Buda bir dersin pekişmesi için sağlam bir temel oluyordu. Dönem arası gerçekleştirilen kamp ise sınıf içerisindeki ünsiyetin ve kardeşliğin geliştirilmesi, maneviyatın arttırılması gibi konularda çok faydalı oldu. Sosyal faaliyet alanının geliştirilmesi ve derslerde mekân değişikliği yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum.

Fikrini yazmaktan korkmayan fikir adamlarının yetişmesine vesile olacağını düşündüğüm Fikir Akademisi ilk başlarken ki beklentilerimi karşıladı kanaatindeyim.

Muhammed KESKİN

Fikir akademisini ilk duyduğumda açıkçası çok sevinmiştim. Fikir alanında nesil yetiştiren bir akademinin kurulacak olması ve bu akademiye çok kıymetli hocaların katılacak olması beni heyecanlandırmıştı. Hemen başvurmuştum. Kıymetli hocaların tedrisatından geçecek olmak, günlük koşturmaca arasında ihmal ettiğim kitapları okuyabilecek olmak, hele ki bir ekiple beraber sistematik tahlil yapacak olmak beni çok mutlu etmişti.

Haftanın üç günü, birbirinden değerli kardeşlerim ile beraber oluyorduk. Diksiyon ve hitabet dersinden Osmanlıcaya, Batı ve Doğu okumalarından Yazı atölyesine, Sosyolojiden Edebiyata kadar dolu dolu geçen günler birbirini kovalıyordu. Diksiyonda konuşma zarafetine girerken, edebiyatta güzelim şiirlerden ve Çehov tarzı öykülerden çıkıyorduk. Osmanlıca da hızlıca cümle okumanın mutluluğunu yaşarken, yazı atölyesinde kalemimizle meşk oluyorduk. Yeri geliyor kıymetli yazarları ağırlıyor, onlarla hasbihal oluyorduk. Yeri geliyor biz onları, ilham aldıkları mekânlarında ziyaret ediyorduk. Batının fikir adamlarını analiz edip doğunun büyük fikrine yol alıyorduk. Heyecanımıza heyecan katılıyor, ufkumuz açılıyordu her gün. Pusulamızı ayarlamış, yelkenleri fora edip fikir çilesi okyanusuna akıveriyorduk.

Hâsılı kelam bizim inancımızı, heyecanımızı arttıran bir akademi süreci oldu. Hocalarımız heyecanlarını bizlere aktardı. İnşallah ümmetin ihtiyacı olan bu fikir çilesi bizlerin heyecanıyla şaha kalkacaktır. Çok güzel dostlukların kurulduğu bu ortam için TÜGVA’ya teşekkür eder, bu organizasyonun daha da büyümesini temenni ederim.

Akif Dağlar

Fikir Akademisi, ümmetin fikir nöbetini tutan bir gençlik hayaliyle yola çıkmıştı. Ben de bunu duyunca çok heyecanlanmıştım. Ve sonrasında akademi, hayatımın akış mecrasını değiştiren, asli hüviyetimi daimi surette zihnimde diri tutmamı sağlayan bir proje oldu. Sahasında ihtisas yapmış hocalarımızdan tahsil ettiğimiz Hitabet, Edebiyat, Osmanlıca, İçtimaiyat(Sosyoloji), İslâm Düşüncesi gibi derslerle kendimi geliştirme imkânı buldum. Mevlana’nın pergel tasavvurunda olduğu gibi bir ayağı sabitleyerek yepyeni bakış açılarıyla diğer ayağı gezdirmeyi öğrendim. Muhtelif okumalar yaparak milli fikir köklerimizin derinine inme imkânı buldum. Yazı faaliyetleri yaptığımız Atölye dersiyle de birlikte, teşekkül eden bu fikri kâğıda dökebilme usullerini öğrendim. Zaman zaman gerçekleştirdiğimiz kamplarla da hem dini ve içtimai ilimler tahsil ettim hem de akademideki kardeşlerimle arkadaşlığımı pekiştirerek dostluğumu kuvvetlendirdim. Tarihi mekânları, gazeteleri, dergileri ziyaret ederek Türkiye’nin önde gelen mütefekkirleriyle, tarihçileriyle sohbet etme fırsatı buldum. Kendilerinin tecrübelerinden istifade ettim. Kesif bir takvim altında, işleyen çarklar gibi çalışma, beyin fırtınası yapma ve yazı kabiliyetimi geliştirme imkânı buldum. Membaından su gibi fışkıran fikir pınarlarımızın hayatlarını, çektikleri çileleri, geçtikleri yolları kendilerinden bizzat dinleme ve onları kendime rehber edinme fırsatına sahip oldum. Ve nihai olarak da Fikir Akademisiyle yurt dışına, Bosna Hersek’e giderek, oranın kültürünü, tarihi mekânlarını, insanlarını müşahede etme imkânını elde ettim. Hâsılı Fikir Akademisi programı ile muazzez davamızın fikir sahasını ve bu noktada yetişmiş büyük mütefekkirlerimizi tanıma, meselelere farklı bir nokta-i nazar ile yâni muhtelif bakış açılarıyla bakabilme, ilmi olarak kendimi geliştirebilme, gazete, dergi ve atölye çalışmaları vasıtasıyla da yazı kabiliyetimi inkişaf ettirme imkânı buldum. Gençlerin bu türlü programlarla önünü açtıkları, kendilerini geliştirme ve bundan mütevellit muazzam davamıza hizmet etme imkânını sundukları için TÜGVA’ya, Fikir Akademisi’ndeki hocalarımıza ve koordinatörlerimize sonsuz şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum.

Dönem Sonu Değerlendirme Formundan – Anonim

Öğrenci kitlesi hedef odaklı ve geleceğe umutla bakıyor. Hocalarımız bizlere güveniyor ve samimiyetleri derslerde ciddiyet ile harmanlanıp ortaya bir ders değil adeta bir hayat bilgisi sunumu çıkıyor. Ben pek çok okulda ders gördüm ve zil çalınca sınıfta anlatılanlar bırakın kapıyı masamın üstünden öteye geçmedi. Akademide anlatılanlar ise evde sohbetlerime, okuldaki muhabbetlerime kadar sirayet ediyor. Esasında Bir derste aradığım iki şey vardır. Birincisi samimiyet. Çünkü samimi insan doğruyu değil gerçeği haykırır. Samimi olmak en belirgin insani vasıf olarak diğer güzel olan duygu ve düşüncelerimizi peşinden sürükler. İkincisi ise derttir. Dert çünkü bir hedefin varsa bir sıkıntında vardır demektir. Çünkü derdi olmayanın hedefi başkasının hedefinde figüran olmaktan öteye geçemez. Bu noktada derdi olamayan adam gerçek manada yaşamış sayılmaz. Bu iki hususta ben akademinin samimiyetine ve sahip çıktığı derdine yürekten inanıyorum. İnşallah çok daha başarılı ve temiz yürekli insanlara da ulaşmayı başarırsınız. Siz bir derslik değil siz bize büyük bir umut verdiniz. Bu günün gençleri olarak gelecek ile geçmiş arasına sıkışmış ve şimdiki zamanda bataklığa saplanmış vaziyetteyiz. Sizler şuandan değil geçmişten güç alarak yarını değil yarınları hedefliyorsunuz. Bence gençlerimizin ihtiyaç duyduğu en büyük ülküde budur.

Bosna Kampı Değerlendirme Formundan – Anonim

Yapmış olduğumuz bu gezi ile İslam Dünyasının dinamiklerinin ne boyutlara ulaşabildiğini gördük. Olaylara benmerkezci bakış açısıyla yaklaşmanın ne kadar yanlış olduğunun farkına vardık. İslamiyet’in insanları nasıl da tek vücut ve idealde birleştirdiğine şahit olduk. Din kardeşlerimizin acısına ortak olabilme şerefine kavuştuk. Ecdadın ata topraklar üzerindeki izlerine yakinen tanıklık ettik ve dahi bize bırakılan mirasa sahip çıkmamız gerektiği inancını tüm benliğimizle hissettik, anladık ve bir nebzede olsa bunu yapabildiğimiz için mutlu olduk. Yine bizler şahitlik ettik ki insanlar Anadolu topraklarından çıkacak bir ışık bekliyor ve buna da inanıyorlar. Bize düşenin ise başkalarının dikteleri ile ithal zekâ ile değil kendi medeniyetimizin dinamiklerinden hareketle insanlığı kucaklayacak bu çağın ve ileriki çağların dillerini inşa etmemiz olduğunu gördük.